Faktoring Sözleşmelerinin Sona Ermesi
Faktoring sözleşmelerinin süre dolması, karşılıklı anlaşma (ikale), olağan ve olağanüstü fesih yoluyla sona ermesi ile ikale sözleşmesinin hukuki niteliği ve şekil şartı.
Genel Olarak
Faktoring sözleşmeleri, hukuki olarak tam iki tarafa da borç yükleyen ve sürekli borç ilişkisi doğuran nitelikte sözleşmelerdir. Diğer tüm sözleşmelerde olduğu gibi faktoring sözleşmelerinin de birçok sona erme şekli mevcuttur. Faktoring sözleşmesinde taraflarca bir süre belirlenmişse o sürenin dolması ile sözleşme sona ermektedir.
Bir sürenin belirlenmediği (Belirsiz süreli) faktoring sözleşmeleri ise, olağan ya da olağanüstü fesih yolu ile sonlandırılabilmektedir. Öte yandan faktoring sözleşmesinin tarafları anlaşarak her zaman sözleşmeyi sona erdirmek hakkına sahiptirler. Taraflardan birinin ölümü veya tüzel kişiliğinin sona ermesi, ehliyet kaybı ya da iflas durumu da faktoring sözleşmesinin diğer sona erme sebeplerindendir.
Sözleşme Süresinin Dolması Nedeniyle Sona Erme
Tarafların sözleşmenin geçerliliği hakkında belli bir süre belirlemesi halinde, bu sürenin bitimi (sözleşmede herhangi bir feshi ihbar kaydı olmaması şartı ile) sözleşme kendiliğinden sona ermektedir.
Diğer bir ifadeyle, Faktoring sözleşmesinin tarafları, sözleşmenin hukuken geçerliliğini öngörecek bir ömür belirlemişlerse, sözleşmede kararlaştırılan sürenin bitmesi ile faktoring sözleşmesinden doğan borçlarda sona ermektedir. Taraflar, faktoring sözleşmesinin süresi için belli bir takvim dönemini kullanabilecekleri gibi, bitme anını bir tarih olarak da saptayabilirler. Bu duruma ilişkin olarak taraflar anlaşma sağlandığı takdirde 1 ay, 1 yıl gibi belirlenebilir bir takvim gösterebilir ya da “10 Haziran 2022” şeklinde de net bir bitiş tarihi kararlaştırabilirler. Bu yöntemlerden herhangi birisiyle belirlenen sürenin geçmesi ya da dolması ile beraber faktoring sözleşmesi, tarafların faktoring sözleşmesi ile üstlendikleri edimlerini ifa edip etmemesinden bağımsız olarak kendiliğinden sona erer.
Faktoring sözleşmeleri Türkiye ‘de uygulanmaya başlandığı ilk dönemlerde bir yıl veya daha kısa zamanlar için yapılırlardı. Daha sonra gerek piyasanın büyümesi gerekse faktöringin piyasada yaygınlaşması ile daha uzun süreli sözleşmeler yapılmaya başlanmıştır. Günümüzde konjonktüründe ise genellikle faktoring sözleşmeleri düzenlenirken taraflar herhangi bir süre sınırı konulmasını tercih etmemektedirler.
Taraflar faktoring sözleşmesini belirli bir süre için yapmayı tercih ettiklerinde ise, sözleşmeyi en erken bu sürenin sonunda sona erdirebileceklerdir. Bu süre bitiminde sona erdirmedikleri takdirde, sözleşmenin belirsiz süreli olarak devam ettiği kanısına varılmaktadır.
Sözleşmenin Karşılıklı Anlaşmayla Sona Ermesi
Kural olarak sürekli borç ilişkileri sona erme sonucunu içermediklerinden, şayet bir ifa süresi belirlenmemişse, dışarıdan bir müdahale ile sona erdirilmesi gerekir. İşte bu dışarıdan gelecek olan müdahale tarafların karşılıklı anlaşması şeklinde sirayet edebilmektedir. Kişiler sözleşme özgürlüğünün bir sonucu olarak, sözleşme yapıp yapmamakta serbest oldukları gibi, mevcut bir sözleşmeyi ortadan kaldırıp kaldırmamakta da serbesttirler.
Borçlar hukukunun temel ilkelerinden biri olan “sözleşme serbestisi ilkesi” faktoring sözleşmelerinde de varlığını göstermektedir. Taraflar, yaptıkları sözleşmeyi aralarında anlaşmak suretiyle değiştirebilmekte veya tamamen ortadan kaldırabilmekte serbesttirler. Dolayısıyla, Faktoring sözleşmesinde de, sözleşmenin tarafları aralarında düzenlemiş oldukları sözleşmeyi, yine aralarında anlaşmak suretiyle ortadan kaldırabilir ve sona ermenin kurallarını sözleşme metninde düzenleyebilmektedirler..
Tarafların anlaşma suretiyle aralarında var olan faktoring sözleşmesini sona erdirmek için yaptıkları bu yeni sözleşme ikale sözleşmesi ya da bozma sözleşmesi olarak adlandırılmaktadır. Literatürde ikale veya bozma sözleşmesi sadece faktoring sözleşmeleri kapsamında değil, tüm borçlar hukuku nezdindeki sözleşmeler için kullanılan ortak terminolojidir.
Başka bir ifadeyle, iki taraflı hukuki işlem olan sözleşmenin ortadan akdedilmesi sonucunda taraflar bu sözleşme ile bağlı kalmaktadırlar. Taraflardan birine kanun yolu ile ya da sözleşme ile bozucu yenilik doğuran hak verilmiş olmadıkça, tek taraflı irade beyanı ile bu sözleşme ilişkisini sona erdiremeyecektir. Fakat irade serbestisi sebebiyle taraflar, tasarruf yetkisine sahip oldukları sürece, daha önce akdetmiş oldukları sözleşmenin hükümlerini ortadan kaldırma konusunda anlaşabilmektedirler.
Özellikle belirtmek gerekir ki, ikale sözleşmesi, taraflarının faktoring sözleşmesini ortadan kaldırma amacında karşılıklı irade beyanlarının uyuşmasıyla ortaya çıkması sebebiyle, sözleşmenin tek taraflı irade açıklamasıyla feshinden farklıdır. Diğer yandan, tarafların anlaşmasıyla sözleşmeden doğan borçları ortadan kaldıran ibra sözleşmesinden farklı olarak ikale sözleşmesi borcu değil sözleşmeyi sona erdirmektedir. Bu nedenle, ikale sözleşmesi, ibra sözleşmesi gibi doğmuş̧ bulunan borçları ortadan kaldırmaz. Dolayısıyla, faktoring sözleşmesinin sona ermesine rağmen bu ilişkiden doğmuş bir borcun devam etmesi mümkündür.
Taraflar yaptıkları bu sözleşme ile sona erdirmek istedikleri sözleşmeden doğan alacaklardan ve borçlardan karşılıklı olarak vazgeçmekte olup, alacaklı ve borçlu sıfatlarını ortadan kaldırmaktadırlar. Öte yandan, ikale sözleşmesinin akdedildiği tarihte değil de, ileri bir tarihte sonuç doğurmasına dair tarafların anlaşması mümkündür. Doktrinde ikale sözleşmesinin şekil şartına tabi olup olmadığı tartışmalı olsa da bizce ikale sözleşmesinin yazılı olması gerekmektedir.
Faktoring sözleşmesinin geçerliliği, FKFFŞK madde 38/2 fıkrası uyarınca faktoring sözleşmeleri adi yazılı şekil şartına tabi olduğundan faktoring sözleşmesine ilişkin yapılan bir ikale sözleşmesinin geçerliliği yine adi yazılı şekil şartına tabi olması gerekmektedir.
İlgili Makaleler
Spor Kulüpleri ve Dernek İlişkisi
Spor kulüplerinin hukuki statüsü, dernek şeklinde kuruluş yapıları, Türk hukuk mevzuatı çerçevesinde spor kulübü derneklerinin yapısı ve tescil süreçleri.
Türkiye'de Sınır Dışı (Deport) Kararı Sonrasında Yabancı Ne Yapabilir?
Sınır dışı etme kararına karşı başvuru süresi, idari gözetim itiraz yolu ve uygulamada dikkat edilmesi gereken temel hukuki başlıklar hakkında genel bilgilendirme. Sınır dışı kararı tebliğden itibaren 7 gün içinde İdare Mahkemesinde iptal davası açılarak yargısal denetime taşınabilir.
Kişisel Verilerin Korunması Hukuku Kapsamında Unutulma Hakkı
Unutulma Hakkı bir diğer adıyla Silinme Hakkı, bilim ve teknoloji çağının gelişimi sonucunda kişilerin sanal dünyadaki ve özellikle internet ve sosyal medya üzerindeki geçmişinin kendi istekleri doğrultusunda kaldırılıp kaldırılamayacağı konusunda gündeme gelmiş ve yeni bir hak olarak doğmuştur.