Kambiyo Senetlerine Dayalı İcra Takibinde Borçlunun İtiraz ve Şikayet Hakları
Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine dayalı icra takiplerinde, alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatması, borçlunun borca itiraz, imzaya itiraz ve şikayet hakları ile senedin kambiyo vasfı, zorunlu unsurları, vadesi, ciro zinciri ve takip sürecinde dikkat edilmesi gereken hususlar incelenmektedir.
Genel Olarak
Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetleri, ticari hayatta ödeme ve teminat aracı olarak sıklıkla kullanılmaktadır. Bu senetlere dayalı alacaklar bakımından alacaklı, genel haciz yoluna göre daha hızlı sonuç doğurabilen kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilmektedir.
Kambiyo senetlerine özgü takip yolu, alacaklı bakımından güçlü ve hızlı bir takip imkanı sağlamaktadır. Bununla birlikte borçlu açısından da belirli itiraz ve şikayet imkanları mevcuttur. Bu nedenle hem alacaklı hem de borçlu bakımından kambiyo senedinin şekli, vadesi, imzalar, yetkili icra dairesi, ciro zinciri, borçluların sorumluluğu ve sürelere ilişkin değerlendirme dikkatle yapılmalıdır.
Özellikle kambiyo takibinde sürelerin kısa olması, borçlunun haklarını zamanında kullanmasını zorunlu kılmaktadır. Süresinde ve usulüne uygun şekilde ileri sürülmeyen itiraz veya şikayetler, takibin kesinleşmesine ve alacaklının haciz işlemlerine devam etmesine neden olabilecektir.
Senedin Kambiyo Vasfı Taşıması
Alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatabilmesi için elindeki belgenin gerçekten kambiyo senedi niteliğinde olması gerekir. Başka bir ifadeyle, her yazılı belge veya borç ikrarı kambiyo senedi olarak kabul edilemez.
Örneğin bono bakımından kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi, düzenleme tarihi, lehtar, düzenleyenin imzası ve kanunda aranan diğer zorunlu unsurlar önem taşımaktadır. Çek bakımından da yine kanunda öngörülen zorunlu unsurların senet üzerinde bulunması gerekir. Poliçe bakımından ise poliçenin niteliği gereği düzenleyen, muhatap, lehtar ve ödeme emri gibi unsurların varlığı ayrıca değerlendirilmelidir.
Senedin zorunlu unsurlarında eksiklik bulunması halinde borçlu, takibin veya ödeme emrinin iptalini talep edebilir. Bu nedenle alacaklı tarafından takip başlatılmadan önce senedin şekli unsurları, vadesi, imzaları, lehtar ve hamil bilgileri ile ciro zinciri mutlaka kontrol edilmelidir.
Aksi halde hızlı tahsil amacıyla başlatılan kambiyo takibi, usuli veya şekli hatalar nedeniyle alacaklı aleyhine sonuç doğurabilir.
Borca İtiraz
Borçlu, kambiyo takibinde borca itiraz edebilir. Borca itiraz; borcun ödendiği, senedin bedelsiz kaldığı, takas veya mahsup yapıldığı, alacağın zamanaşımına uğradığı, borcun mevcut olmadığı ya da alacağın talep edilen miktarda bulunmadığı gibi sebeplere dayanabilir.
Ancak kambiyo takibinde itirazların ileri sürülme usulü ve süresi, genel haciz yolundaki itiraz sürecinden farklıdır. Borçlu, yasal süre içinde icra mahkemesine başvurmalı ve itiraz sebeplerini usulüne uygun şekilde ileri sürmelidir. Bu noktada yalnızca icra dairesine yapılan genel nitelikli beyanlar, her durumda borçlunun haklarını korumaya yeterli olmayabilir.
Süresinde ve usulüne uygun başvuru yapılmaması halinde takip kesinleşebilir. Takibin kesinleşmesiyle birlikte alacaklı, borçlunun banka hesaplarına, taşınır ve taşınmaz mallarına, araçlarına veya üçüncü kişilerdeki alacaklarına yönelik haciz işlemlerine devam edebilir.
Bu nedenle borca itiraz edilecekse, itiraz sebepleri somut belgelerle desteklenmeli ve süresi içinde yetkili icra mahkemesine başvurulmalıdır.
İmzaya İtiraz
Kambiyo senetlerine dayalı takiplerde borçlunun en önemli savunma imkanlarından biri imzaya itirazdır. Borçlu, takip dayanağı senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürebilir. Bu durumda icra mahkemesinde imza incelemesi yapılması gündeme gelir.
İmzaya itiraz, ciddi sonuçlar doğurabilecek bir iddia niteliğindedir. Bu nedenle yalnızca soyut ve genel beyanlarla ileri sürülmesi yeterli değildir. Mahkeme, gerekli gördüğü takdirde bilirkişi incelemesi yaptırarak senet üzerindeki imzanın borçluya ait olup olmadığını değerlendirir.
İmzanın borçluya ait olmadığının tespit edilmesi halinde takip iptal edilebilir veya borçlu yönünden hükümsüz hale gelebilir. Buna karşılık imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması halinde, borçlu aleyhine tazminat ve para cezası gibi sonuçlar doğabilir.
Dolayısıyla imzaya itiraz edilmeden önce senet dikkatle incelenmeli, imza inkarının hukuki ve fiili dayanakları değerlendirilmelidir. Gerçekçi bir temele dayanmayan imzaya itiraz, borçlu bakımından ek mali sonuçlara yol açabilecektir.
Şikayet Yolu
Kambiyo takibinde borçlu yalnızca borca veya imzaya itiraz etmekle sınırlı değildir. Takibin usulsüz başlatıldığı, ödeme emrinde hata bulunduğu, senedin kambiyo vasfı taşımadığı, alacaklının takip hakkının bulunmadığı veya icra müdürlüğü işlemlerinde hukuka aykırılık olduğu hallerde şikayet yoluna da başvurulabilir.
Şikayet, icra müdürlüğü işlemlerinin hukuka aykırılığına yönelik bir başvuru yoludur. Örneğin vadesi gelmemiş bir senede dayanılarak takip yapılması, yetkili hamil olmayan kişi tarafından takip başlatılması, senet aslının sunulmaması, ödeme emrinde zorunlu unsurların bulunmaması veya takip dayanağı belgenin kambiyo vasfını taşımaması gibi hallerde şikayet gündeme gelebilir.
Bu kapsamda borçlu, takibin usulüne uygun şekilde başlatılıp başlatılmadığını ve icra müdürlüğü işlemlerinin hukuka uygun olup olmadığını ayrıca değerlendirmelidir. Zira bazı hallerde borca itiraz yerine şikayet yoluna başvurulması daha doğru bir hukuki yol olabilir.
Alacaklı Bakımından Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Kambiyo takibi başlatacak alacaklı, takipten önce senedin şekil şartlarını, vadesini, zamanaşımı durumunu, ciro zincirini, yetkili hamil sıfatını ve borçluların sorumluluğunu dikkatle kontrol etmelidir. Özellikle şirket adına düzenlenen senetlerde, imza atan kişinin temsil yetkisi, şirket kaşesi, imzanın hangi sıfatla atıldığı ve senedin şirketi bağlayıp bağlamadığı önem taşımaktadır.
Ayrıca takipte talep edilen faiz türü, faiz başlangıç tarihi ve feri alacaklar doğru hesaplanmalıdır. Hatalı faiz talebi, yanlış borçluya takip yapılması, vadesi gelmemiş senet üzerinden takip başlatılması veya ciro zincirindeki kopukluklar, borçlunun itiraz ve şikayetlerini güçlendirebilir.
Bu nedenle kambiyo senetlerine dayalı takiplerde, alacaklının yalnızca elinde senet bulunmasına güvenerek hareket etmesi yeterli değildir. Takip dayanağı senedin kambiyo vasfı, alacaklının takip hakkı ve talep edilen alacak kalemleri takip öncesinde hukuki yönden incelenmelidir.
Sonuç
Kambiyo senetlerine dayalı icra takibi, alacaklıya hızlı tahsil imkanı sağlayan etkili bir takip yoludur. Ancak bu yolun sağlıklı şekilde ilerleyebilmesi için senedin kambiyo vasfı, zorunlu unsurları, vadesi, ciro zinciri, yetkili hamil sıfatı ve borçluların sorumluluğu doğru değerlendirilmelidir.
Borçlu bakımından ise ödeme emrine karşı borca itiraz, imzaya itiraz veya şikayet yolları belirli süreler içinde kullanılmalıdır. Sürelerin kaçırılması, takibin kesinleşmesine ve haciz işlemlerinin başlamasına neden olabileceğinden ciddi hak kayıplarına yol açabilir.
Bu nedenle kambiyo takibinde hem alacaklı hem de borçlu açısından sürecin hızlı, dikkatli ve profesyonel hukuki destekle yürütülmesi önem taşımaktadır.
İlgili Makaleler
TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu
TFF Uyuşmazlık Çözüm Kurulu'nun görevleri, oluşumu, başvuru esasları, yargılama süreci ve usul kuralları ile UÇK Talimatı ve TFF Statüsü kapsamında detaylı inceleme.
Resmi Evrakta Sahtecilik Suçunun Değerlendirilmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204. maddesi uyarınca resmi belgede sahtecilik suçu, bir resmi belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmi belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmi belgeyi kullanan kişilere yönelik iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Suçun unsurları, faili, zamanaşımı ve uygulamadaki görünümüne ilişkin kapsamlı bir değerlendirme.
Faktoring Sözleşmelerinin Sona Ermesi
Faktoring sözleşmelerinin süre dolması, karşılıklı anlaşma (ikale), olağan ve olağanüstü fesih yoluyla sona ermesi ile ikale sözleşmesinin hukuki niteliği ve şekil şartı.